ŞIRNAKLI ÇİFT, “ALTIN VE LÜKS ARABA ALMAK YERİNE DÜNYAYI DOLAŞIYORUZ”

Şırnak'ın Balveren beldesinde yaşayan, hayvancılıktan sağladıkları gelirle 16 yılda 6 kıtada 40 ülke ve gezen Taybet ve Feyzullah Artuç çifti, yeni ülkeler görmeye devam etmek istiyor.

ŞIRNAKLI ÇİFT, “ALTIN VE LÜKS ARABA ALMAK YERİNE DÜNYAYI DOLAŞIYORUZ”
KÜLTÜR SANAT 2.04.2025 09:52:00 0

Gençlik yıllarında bir gazetenin magazin ekinden etkilenerek İzmir’in Çeşme ilçesine giden, ardından evlenerek eşi ile birlikte önce Türkiye daha sonra da dünyayı dolaşan Şırnaklı çift, haritası çizilen 208 ülkenin tamamını gidip görmek istiyor. 

Baba Feyzullah Artuç, minübüs şoförlüğü yaparak evinin geçimini sağlarken,  Anne Taybet Artuç ise evinin alt katında beslediği inekleri satarak gezi masraflarını karşılıyor. Cizrem Gazetesi mikrofonlarına samimi açıklamalarda bulunan Artuç çifti, “Hayat hikayem, Hürriyet Gazetesi’nin Kelebek eki vardı o zamanlar. Taybet Hanımla  o zamanlar evlenmemiştim. Daha 16-17 yaşlarındaydım. Gazeteyi okurken, Kelebek ekine göz gezdirdikten sonra İzmir Çeşme’ye gitmiştim. Oraya gitme sebebimde orada yabancı turistlerin oraya gelmesiydi. O merakla yola çıktım. Taybet Hanımla evlendikten sonra biz Van’dan başladık, Van Kalesi İshak Paşa Sarayı, Şanlıurfa Kalesi, Karadeniz bölgesine iki defa gittik. Çanakkale, İstanbul’un muhtelif yerleri. Türkiye’yi bitirdikten sonra hani derler ya insan kendi yöresini, kendi tarihini bilmeden başkalarının tarihini bilemez diye. Türkiye dolaştıktan sonra dış ülkelere açıldık. Türkiye bize dar geldi daha doğrusu. İlk sene Suriye, Irak, İran’a gittik. İkinci yılımızda ise Gürcistan’dan başladık Rusya’ya kadar gittik. Japonya, Katar, Küba, Güney Amerika’ya gittik. Bu kadar ülkeye gitmişken Avrupa’ya gitmesek olmazdı. Daha önce turist olarak bir çok ülkeye gittiğimiz için Schengen vizesi almamıza vesile oldu.  Schengen vizesine başvuruda bulunduğumuzda daha önce nereye gittiğimize dair bir belge beyan edilmesi gerekiyor. Turistim, daha önce Japonya ve bir çok ülkeye gittiğimi beyan ettim. Schengen vizesini daha kolay almama vesile oldu. Vizemizi aldıktan sonra Avrupa’nın 18-20 ülkesini gezdik. Yunanistan’dan giriş yaptık, Bulgaristan’dan çıkış yaptık. Avrupa’da Makedonya dahil 18-20 ülkeye gittik. Avrupa turunun ardından rotamızı Mısır’a çevirdik. Mısır tarihi eserler ile doludur. Piramitler olsun, Luksor’a gittik. Luksor zaten mücevher ile anılır. Ürdün’e gittik. Daha sonra ise Tayland’a gittik. Oraya gitmemizin amacı da, Tayland’a komşu ülkelere daha kolay bir şekilde gidebilmekti. Tayland’a komşu Lahos, Kamboçya, Vietnam’a hem kolay hem de rahat bir şekilde gidebildik. Vietnam özellikle merak ettiğim ülkelerin arasında yer alıyordu. Ancak Tayland’da kalırken Golan diye adlandırılan bir adaya feribotla gidip oradan da Vietnam’a gitmemiz gerekiyordu. Taybet Hanım orada rahatsızlandı. O’nu tek başına bırakıp Vietnam’a gitmek içime sinmedi. Bende yalnız bırakamadım. Ama sağlığımız el verirse onu da tamamlayacağız. Tayland turumuz biraz yarıda kaldı. Bu durum bizi biraz üzdü. Ama olsun orayı da mutlaka görmemiz gerekiyor. Önümüzde ki sene de Fas’a gitmeyi düşünüyoruz. Oradan da Tunus’a gitmeyi planlıyoruz. Her iki ülke de Türk vatandaşlarından vize istemeyen ülkeler. Hayatımız gezmektir. Onu amaç edinmişiz, ona inanmışız” dedi.

GEZİ MASRAFLARI İNEKLERDEN

Gezi masraflarını evlerinin alt katında besledikleri inekleri satarak karşıladıklarını belirten Artuç, “Maddi kısmını, ben ticari minibüs hem sahibiyim hem de şoförüyüm. Taybet Hanım’da ek olarak hayvancılıkla uğraşıyor. Ana kaynağımız hayvancılıktır. Ben minibüs işletmeciliği ile evimizin temel ihtiyaçlarını karşılıyorum. Taybet Hanım’da hayvancılık yaparak gezi masraflarımızı karşılıyor. Bu şekilde birbirimizi tamamlıyoruz. Taybet Hanım’ın sayesinde geziyoruz diye biliriz. Son yıllarda ulaşımda çok fazla bir getirimiz olmadı. Cezalar, vergiler ve diğer masraflar çok fazla bir kar marjı bırakmıyor maalesef. Ayrıca yollarımızın durumu oldukça kötü durumda. O nedenle ulaşımda çok fazla bir getirisi olmuyor. Ama yılda bir inek veya bir dana satarsak gezi masraflarımız çıkıyor. Örneğin geçtiğimiz sene bir kurbanlık inek sattık. Tayland’a ortalama 20 gün kaldık ve sattığımız ineğin parası tatilimizi karşıladı. 50 bin ulaşım, 50 binde konaklama ve diğer masraflarımıza gitti. Ortalama 100 bin ile tatilimizi yaptık” dedi.

6 KITA 40 ÜLKEYİ DOLAŞTILAR

6 kıta 40 ülke dolaştıklarını ve sağlıkları el verdikçe yeni yerler keşfetmek istediklerini belirten Artuç, “Şuanda 40 ülkeye gittik. Kıta olarak da sadece Avusturalya Kıta’sına gitmedik.  Diğer bütün kıtalara gittik. Ama daha gidecek bir çok ülke var. Dünyada 208 ülke var. Bu ülkelerin 192 ülke Birleşmiş Milletler tarafından tanınan ülke. Mevcut haritası çizilen 208 ülke var. Bu ülkelerin 40’ına gittik. Bundan sonra da sağlığımız el verdiği müddetçe gezmeye devam edeceğiz. Nereye kadar gidebileceğiz bende bilmiyorum” ifadelerini kullandı. 

ALTIN VE LÜKS ARABA ALMAK YERİNE KOCAMLA DÜNYAYI DOLAŞIYORUZ

Eşi ile iki arkadaş gibi, dünyanın her yerine gittiğini ve bu durumdan oldukça mutluluk duyduğunu belirten Taybet Artuç ise, altın ve lüks araba almak yerine eşim ile birlikte dünyayı dolaşıyoruz dedi. Artuç şöyle devam etti, “Benim kocam gezmeyi seviyor. O istiyor bende onunla beraber gidiyorum. Ben onu hiçbir zaman kırmadım. Daha önce çocuklarımız küçük diye bırakmak istemiyordum. Daha sonra alıştık ve beraber gidiyor, beraber geliyorum. Oda bu şekilde daha rahat daha güzel hareket edebiliyor. İki arkadaş gibi beraber her yere gidiyoruz. Mutluyum, dünyayı geziyoruz. Kocam seviyor bende yavaş yavaş alıştım. Seviyorum birlikte dolaşmayı çok güzel oluyor. İnşallah herkese nasip olur öyle beraber gidip gezmek. Gezmeye gidiyoruz. Altın birikimi yapmadık. Bazen kadınlar bana diyorlar, keşke bende gezmeye gitseydim. Bende onlara diyorum altın almayın, lüks arabalar almayın gezmeye gidin” şeklinde konuştu. (Emine Acar Mir – Serdar Türkmen)